|
|
Ombudsman'ın Aydınlık Yarınlar Hareketi'nin başvurusu ile ilgili raporu yayınlandı. Sayı: OMB.0.00-08/00-10/ 15 26 Ocak 2010 KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanlığı, Lefkoşa. Aydınlık Yarınlar Hareketi Başkanı Sayın Anıl Kaya, 23 Kasım 2009 tarihinde Dairemize yaptığı başvuruda, Aydınlık Yarınlar Hareketi olarak ülkedeki temel yapısal bozuklukların üzerine giderek, daha yaşanır ve eşitlikçi bir yapıya kavuşturulması için çalıştıklarını ve bu yapısal bozuklukların içinde “müşavirlik” konusunun da olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, dünyanın hiçbir yerinde olmayan, aynı makam için beş kişiye maaş ödemesinin kabul edilemez olduğunu ve bu uygulama neticesinde KKTC Bütçesinden yılda onmilyonyediyüzbin Türk Lirası boşa gittiğini ifade etmektedir. Aydınlık Yarınlar Hareketi adına yaptığı başvuru dilekçesinin devamında, konuya ilişkin olarak Meclis ve siyasal partiler olmak üzere çeşitli girişimlerde bulunduklarını, bazı makamlarlardan görüş talep ettiklerini, bu doğrultuda Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı’nın kendilerine görüş verdiğini ancak Maliye Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Personel Dairesi Müdüründen cevap alamadıklarını belirten Sayın Başkan, Aydınlık Yarınlar Hareketi olarak müşavirlerin çalışmadan ödenmesinin yasalara aykırı olduğu düşüncesini taşıdıklarını ve yasalara aykırılık teşkil eden mevcut pozisyonun ortadan kaldırılması gerektiğini ifade ederek, konu hakkında Dairemizden yardım talebinde bulunmuştur. ARAŞTIRMA ve BULGULARIMIZ Başlatılan araştırmada konunun daha sağlıklı değerlendirilebilmesine olanak sağlanması açısından 7 Aralık 2009 tarihinde, OMB.0.00-05/01-09/101 sayılı yazımızla KKTC Başbakanlığı’nın, OMB.0.00-05/01-09/102 sayılı yazımızla KKTC Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı’nın, OMB.0.00-05/01-09/103 sayılı yazımızla KKTC Sayıştay Başkanlığı’nın ve OMB.0.00-05/01-09/104 sayılı yazımızla KKTC Hukuk Dairesi (Başsavcılık)’ın görüşleri talep edilmiştir (Ek-1, Ek-2, Ek-3 ve Ek-4). Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı görüşünü 8 Aralık 2009 tarih ve KHK/0/00/31/65/15/09-2756 sayılı yazıyla, Hukuk Dairesi (Başsavcılık) görüşünü 21 Aralık 2009 tarih ve SAV.0.00-21-09/3114 sayılı yazıyla, Başbakanlık görüşünü 4 Ocak 2010 tarih ve BBK.0.00-25/00-10/34 sayılı yazıyla Dairemize iletirken, Sayıştay Başkanlığı görüşünü 12 Ocak 2010 tarih ve SAY.0.00-S.0.00.000-10/21 (14157) sayılı yazıyla Dairemize göndermiştir (Ek-5, Ek-6, Ek-7, ve Ek-8). Üst kademe yöneticiliği yapan kamu görevlilerinin atanmasını düzenleyen, değiştirilmiş şekliyle 53/1977 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasanın “Tefsir” yan başlığı altındaki 2(2) maddesine göre, “Üst kademe yöneticiliği yapan kamu görevlileri” deyimi, bu yasaya ekli I. Cetvelde belirtilen mevkiilerde görev yapan kamu görevlilerini, öğretmenleri, Polis Genel Müdürünü ve Polis Genel Müdür Yardımcısını anlatmaktadır. 2(3) maddesine göre de “Müşavir” tanımı, bu görevden alınan ve Müşavir adı altında “Devlet Başkanlığı, Başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen kamu görevlisi” şeklinde yapılmaktadır. Anılan Yasanın 3(2) maddesi ise, üst kademe yöneticiliği mevkiilerinden birine bu Yasaya ekli II. Cetveldeki “Atama Kararnamesi” ile atanmış olan bir kamu görevlisinin, yine bu Yasaya ekli III. Cetveldeki “Görevden Alınma Kararnamesi” ile görevinden alınarak müşavirliğe getirilebileceği şeklinde düzenlenmiştir (Ek-9 ve I.Cetvel, II. Cetvel, III. Cetvel). Halen yürürlükte olan değiştirilmiş şekliyle 53/1977 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasasının 4. maddesi, görevden alınan bir üst kademe yöneticisinin yeniden görevlendirilmesi ve maaşı ile ilgili düzenleme yapmaktadır. Aynı maddenin (1). fıkrası üst kademe yöneticiliği kadrolarından birine atanan bir kamu görevlisinin kendisini bu göreve atama isteminde bulunduğu aynı Bakanın görev süresi içerisinde eski görevine döndürülmediği ve ilgili Bakanın değişmiş olması nedeniyle görevden alındığı takdirde, barem 17B üzerinden emekliye ayrılacağına hükmetmektedir. Bu fıkranın şart bendinde ise, üst kademe yöneticisi olarak atanmadan önce bulunduğu kadronun baremi en az 17B olan veya asgari iki yıl üst kademe yöneticiliği yapan bir kamu görevlisinin, üst kademe yöneticiliği yaptığı mevkiinin maaşını almaya devam edeceği vurgulanmıştır. Yine aynı maddenin (2). fıkrasında, görevden alınan üst kademe yöneticilerinin diğer adıyla müşavirlerin bu yasada belirtilen kurumlar yanında ilgili kurumların en üst hiyerarşik amirlerinin karşılıklı mutabakatı ile Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütünde görevlendirilebileceklerine yer verilmiştir. Aynı fıkranın devamında, “Müşavirler, öğrenim durumları ile kamu görevinde kazandıkları deneyim ve uzmanlık alanına uygun hizmetlerde, görevlendirildikleri kurumun en üst hiyerarşik amirinin gözetim ve denetiminde görev yaparlar ve onların yönerileri çerçevesinde danışmanlık hizmetlerini yürütürler.” açıklamasına yer verilirken, “Müşavirler, görevlerinin yerine getirilmesinden görev yaptıkları kurumun en üst hiyerarşik amirine karşı sorumludurlar.” biçiminde düzenlenmiştir. Elde edilen belgelere göre kamu hizmetinde halen 114 kamu görevlisinin “Müşavir” konumunda bulundukları bilinmektedir (Ek-10). Araştırmalarımız sırasında Hukuk Dairesi (Başsavcılık)’ın müşavir atamaları konusundaki hukuki görüşüne başvurulması üzerine, Hukuk Dairesi (Başsavcılık) 21 Aralık 2009 tarihli yazısıyla konu ile ilgili görüşünü Dairemize iletmiştir. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili görüşü aynen şöyledir. “Üst Kademe Yöneticiliği görevinden alındıktan sonra müşavir olan Kamu Görevlilerinin, Müşavir olarak hangi kurumda görev yapacakları değiştirilmiş şekliyle 53/1977 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasası’nda düzenlenmiştir. Yasanın 4’üncü maddesinin 2’inci fıkrasına göre, müşavirler Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlıklar ve Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütünde görevlendirilebilirler. Görevlendirme, kurumun en üst hiyerarşik amiri tarafından yapılır. Kendilerine görev verilen müşavirler öğrenim durumları ile kamu görevinde kazandıkları deneyim ve uzmanlık alanına uygun hizmetlerde, görevlendirildikleri kurumun en üst hiyerarşik amirinin gözetim ve denetiminde görev yaparlar ve onların talimatları çerçevesinde danışmanlık hizmetlerini yürütürler. Bu şekilde görevlendirilen müşavirlerin, görev yerine gitmek ve danışmanlık hizmetlerini yerine getirmek zorunluluğu vardır. Görevlendirildiği kuruma gitmeyen müşavirlere maaş ödenmemesi yasa gereğidir. Müşavirlerin görevlendirilmeleri ile ilgili yasal durum yukarıda izah edildiği şekilde olmakla birlikte müşavirlerin büyük bir çoğunluğunun herhangi bir kurumda görevlendirilmediği ve bu nedenle görev yerine gitmeden ve herhangi bir iş yapmadan maaş aldıkları bir gerçektir. Böyle bir duruma ise müşavirlerin sebebiyet verdiğini söylemeye olanak yoktur.” (Ek-6). Konunun Sayıştay Başkanlığına da götürüldüğü bilgisinden hareketle, Dairemiz tarafından Sayıştay Başkanlığının müşavirler konusundaki çalışmaları ve mali konudaki görüşleri talep edilmiştir. Bunun üzerine, Sayıştay Başkanı Sayın İsmet Akim, konu ile ilgili olarak Dairemize gönderdiği 12 Ocak 2010 tarihli cevabi yazısında, Aydınlık Yarınlar Hareketi Başkanının Sayıştay Başkanlığına müşavirler hakkında 16 Ekim 2009 tarihli bir yazı göndererek, müşavir uygulamasının mevcut yasalara tezat teşkil ettiğinden söz ettiğini ve bu doğrultuda Başkanlığının değerlendirmesini talep ettiğini, Başkanlığının konu talep yazısına ilişkin görüşünü 26 Ekim 2009 tarihli yazıyla ilgiliye bildirdiğini ifade ederek, çalışmaları hakkında Dairemize bilgi vermiştir. Sayıştay Başkanlığının talep edilen konuya ilişkin görüşü ise aynen şöyledir. “Değiştirilmiş şekliyle 53/77 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasası’nın 2.(3) maddesinde “Müşavir” tanımı yapılırken, görevlendirilecekleri yerler hem bu madde içinde, hem de 4.(2) maddesinde ortaya konulmuştur. Aynı Yasa’nın 4.(1) maddesi ise görevden alınan Üst Kademe Yöneticisinin, görevden alındıktan sonra maaşının ne olacağını düzenlemektedir. Yukarıda ortaya konulan yasal düzenlemeler dikkate alındığında, “Üst Kademe Yöneticisi” olarak atandıktan sonra görevden alınan ve “Müşavir” olarak tanımlanan bir kamu görevlisinin, görev yeri ve maaş uygulaması yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Ancak Yasa’nın 4.(2) maddesinde; “...müşavirler, öğrenim durumları ile kamu görevlerinde kazandıkları deneyim ve uzmanlık alanına uygun hizmetlerde, görevlendirildikleri Kurumun en üst hiyerarşik amirin gözetim ve denetiminde görev yapanlar ve onların yönerileri çerçevesinde danışmanlık hizmetlerini yürütürler. Müşavirler, görevlerinin yerine getirilmesinden görev yaptıkları kurumun en üst hiyerarşik amirine karşı sorumludurlar.” şeklinde yer alan düzenlemeye karşın Müşavirlerin, görevlendirildikleri Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütü, Başbakanlık ve Bakanlıkların Teşkilat Yasalarının Kadro ve Hizmet Şemalarında, görev ve yetkilerinin ne olacağı konusunda düzenlemeler mevcut değildir. Bütün kamu görevlileri gibi Müşavirlerin de yürüttükleri bir görev karşılığında maaş almaları gerektiği yaklaşımı ile Başkanlığımız, Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği, Başbakanlık ve Bakanlıkların İta Amirlerine göndermiş olduğu 16.3.2007 tarihli yazılarda, Müşavirlerin, hangi görevlerde görevlendirildikleri ve/veya göreve gelip gelmedikleri konularını sorgulamış olmasına karşın, yukarıda ortaya konulan görev ve yetki tanımlarının eksikliği, bu kişilerin üçlü kararname ile atanmadan önceki görevlerine geri dönmelerini öngören bir düzenlemenin de olmaması nedeniyle, konu çalışma daha öteye gidememiştir. Yasa koyucudan, “Müşavir” statüsünde bulunan kamu görevlilerinden daha verimli ve etkin bir fayda sağlanması yönünde yasal düzenleme beklerken, Üçlü Kararname Yöntemi ile Üst Kademe Yöneticisi atanacakların listesi genişletilmektedir.” (Ek-8). Müşavirler konusunda yapılan araştırma sırasında, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve alınması düşünülen önlemler konusunda 7 Aralık 2009 tarihinde KKTC Başbakanlığı’nın görüşlerinin talep edilmesi üzerine, Başbakanlık Müsteşarı Sayın Mustafa T. Tokay tarafından Dairemize gönderilen 4 Ocak 2010 tarihli yazıda, müşavirler konusunun Başbakanlıkça değerlendirildiği belirtilmiş ve Başbakanlığın görüşleri aynen şöyle ifade edilmiştir. “19 Nisan 2009 tarihinde yapılan genel seçimler sonrası işbaşına gelen Hükümet, kamu maliyesine ek yük getirmemek ve daha önce yöneticilik yapmış müşavirlerin bilgi birikiminden üst kademe yöneticisi olarak yeniden faydalanmak prensibinden hareketle bu kadrodaki kamu görevlilerini öncelikle üst kademe yöneticisi atamıştır. Başbakanlık tarafından yapılan araştırmada, Ulusal Birlik Partisi’nin yapmış olduğu atamalardan kaynaklanan müşavir sayısının minimum düzeyde olduğu ve UBP dışındaki partilerin, hükümette oldukları sürelerde ayni kadrolara, ayni Bakanın görev süresi içerisinde birden fazla atama yaparak müşavir sayısının artmasına ve dolayısıyle Devlet maliyesine ek külfet getirilmesine neden oldukları tespit edilmiştir. Personel Dairesi Müdürlüğü’nün, şimdiye kadar gelen hükümetlerin müşavir payı ile ilgili olarak saptamış olduğu tespitleri gösteren Grafik I ve Grafik II ekte sunulmaktadır. Hal böyle olmasına karşın, Bakanlık bünyesinde görev verilecek müşavirlere sağlanacak çalışma odaları vs. gibi imkanlar kısıtlı olduğundan görev verilememektedir. Önümüzdeki dönemde tüm müşavirlerden bilgileri ve evsafları doğrultusunda yararlanma yönüne gidilecektir. Ayrıca, kamu reformu kapsamında Üst Kademe Yöneticisi kadrolarının sınırlandırılması ve göreve alınan üst kademe yöneticileri ile ilgili yapılacak yasal mevzuatla soruna köklü çözüm bulunması yoluna gidilecektir.” (Ek-7). Müşavirler konusunda Dairemize yapılan başvuruda, Aydınlık Yarınlar Hareketi olarak Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığına 16 Ekim 2009 tarihinde aynı konuda yazılı dilekçe verildiği, Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Sayın Çetin Uğural’ın 23 Ekim 2009 tarihinde kendilerine yanıt verdiği görülmektedir (Ek-11). Bu nedenle, konu ile ilgili olarak 7 Aralık 2009 tarihli yazımızla Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığının görüşlerine başvurulmuştur. 8 Aralık 2009 tarihinde müşavirler konusunda Dairemize de aynı görüşü veren Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Sayın Çetin Uğural’ın görüşleri şöyledir. “Değiştirilmiş şekliyle 53/1977 sayılı Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında Yasa, görevden alınan Üst Kademe Yöneticileri’nin (Müşavirler) öğrenim durumları ile kamu görevinde kazandıkları deneyim ve uzmanlık alanına uygun hizmetlerde danışmanlık görevlerini yürüteceklerini düzenlemektedir. Bu düzenlemeye karşın kimi müşavirlerin bu görevlerini yerine getirmeleri ve müşavirlerin görevlerini yerine getirmeyi gözetlemek ve denetlemekle sorumlu kimi hiyerarşik amirlerin bu husustaki tutum ve davranışlarının yasalara aykırılık teşkil ettiği gözlemlenmektedir. Aydınlık Yarınlar Hareketi’ne yazmış olduğumuz cevap yazısında da belirttiğimiz gibi, tespitlerimiz bu yönde olmakla birlikte Komisyonumuzun bu konu hakkında kendiliğinden işlem yapma yetkisi bulunmamaktadır.” (Ek-5). Dairemiz tarafından yapılan araştırmalar neticesinde ve yukarıda açıklaması yapılan KKTC Başbakanlığı, Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı, Sayıştay Başkanlığı ve Hukuk Dairesi (Başsavcılık)’ın görüşleri doğrultusunda, “Müşavirler” konusunun ivedi olarak ele alınması ve köklü bir çözüme gidilmesinin kaçınılmaz olduğu bilinen bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle, gerekli çalışmaların başlatılarak, yasal düzenleme yapılmasının zorunluluk arzettiği kanaatindeyim. Bu bağlamda, üst kademe yöneticiliği mevkiilerine atanan ve/veya bu görevden alınan kamu görevlileri hakkında yapılacak yasal mevzuat değişikliğiyle soruna köklü çözüm getirilmesinin gerekli olduğu inancındayım. SONUÇ Müşavirler konusunda yapılan araştırmaya göre ve yürürlükteki yasal mevzuat uyarınca, üst kademe yöneticiliği mevkiinde çalışmakta iken görevden alınarak müşavir konumuna getirilen ancak ilgili kurumun en üst amiri tarafından kendisine görev verilen bir kamu görevlisinin, görevlendirildiği işyerine giderek danışmanlık hizmetinde bulunma zorunluluğu vardır. Görevlendirildiği yere gitmemesi durumunda ise ilgili müşavire maaş ödenmemesi gerekmektedir. Hal böyle iken, müşavirlerin büyük bir çoğunluğunun herhangi bir kurumda görevlendirilmediği, buna karşın görev yerine gitmeden ve herhangi bir iş yapmadan Devletten maaş aldığı bilinen bir gerçektir. Esasen, 53/1977 sayılı Üst Kademe Yöneticileri Yasası, müşavirlerin görevlendirilecekleri kurumları, Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütü, Başbakanlık ve Bakanlıklar olarak belirlerken, görevden alınan kamu görevlilerinin maaşlarına da düzenleme getirmiştir. Ancak, bu Kurumların Teşkilat Yasalarının kadro ve hizmet şemalarında müşavirlerin görev, yetki ve sorumluluklarının ne olacağı konusunda açıklama olmadığı görülmektedir. Bu bağlamda, müşavirlerin görev yeri ve maaş uygulaması yönünden yasal mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı gibi, sorunun müşavirlerden kaynaklandığını söylemenin de doğru olmadığı görüşündeyim. Müşavirler ile ilgili uygulamanın ne olması gerektiği ortada iken, fiili uygulamanın bunun fevkinde olması, görüşlerine başvurduğumuz Kurumlarca da bunun izah edilmesi, müşavirler konusunun ivedi olarak ele alınarak çalışmaların başlatılmasının ve bu yöndeki belirsizliklerin ortadan kaldırılmasının zorunluluk arzettiği kanaatindeyim. Bu bağlamda, üst kademe yöneticiliği mevkiilerine atanan ve/veya bu görevden alınan kamu görevlileri hakkında yapılacak yasal mevzuat değişikliğiyle soruna köklü çözüm getirilmesinin gerekli olduğu inancındayım. Bilgilerinize saygılarımla arz ederim. Feridun ÖNSAV Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Dağıtım: KKTC Cumhurbaşkanlığı, KKTC Başbakanlığı, KKTC Dışişleri Bakanlığı, KKTC İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı, KKTC Maliye Bakanlığı, KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı, KKTC Sağlık Bakanlığı, KKTC Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, KKTC Turizm Çevre ve Kültür Bakanlığı, KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, KKTC Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanlığı, KKTC Sayıştay Başkanlığı, KKTC Hukuk Dairesi (Başsavcılık), Aydınlık Yarınlar Hareketi Başkanı Sayın Anıl Kaya. Basın Açıklamalarına geri dön |